Epstein dosyalarında Yunanistan krizi dosyalarda…
Yunan devlet tahvillerinin, düşük likiditeye rağmen cazip bir yatırım aracı olarak değerlendirildiği belgelerde yer alıyor.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan Jeffrey Epstein dosyalarında, Yunanistan’daki ekonomik kriz yıllarına dair kapsamlı değerlendirmeler yer alıyor. Yaklaşık 3,5 milyon belgeden oluşan arşivde “Yunanistan” kelimesi 1.553 kez geçiyor. Atıfların büyük bölümü, ülkenin ekonomik krizin zirvesinde olduğu 2012–2015 dönemine ait.
Belgelerde, Yunanistan’ın kurtarma programları, bankacılık sistemi, kamu borcu, borç takasları (swaps), bankaların yeniden sermayelendirilmesi ve Yunan devlet tahvilleri gibi başlıklar öne çıkıyor. Ülke, bu dönemde uluslararası yatırım çevreleri açısından hem büyük bir risk hem de yatırım fırsatı olarak değerlendiriliyor.
KRİZ, REFERANDUM VE SİYASİ GELİŞMELER
Dosyalarda, 2015 yazında yaşanan siyasi kriz ve referandum süreci de ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Jeffrey Epstein ile ünlü dilbilimci ve düşünür Noam Chomsky arasında Haziran–Temmuz 2015’te yapılan yazışmalarda, Yunanistan’a verilen mali desteklerin yaklaşık yüzde 90’ının Alman ve Fransız bankalarına geri döndüğü ifade ediliyor.
Chomsky, bu borçları “gayrimeşru borç” (odious debt) olarak nitelendirirken, borcun yeniden yapılandırılması ya da iptal edilmesi gerektiğini savunuyor. Epstein ise yanıtında, bankacılık sisteminin işleyişine dair teknik bir değerlendirme yaparak, kurtarma paketlerinin esas olarak alacaklıları koruduğunu öne sürüyor.
ÇİPRAS – VARUFAKİS KRİZİ DOSYALARDA
Belgelerde, dönemin Başbakanı Aleksis Çipras ile Maliye Bakanı Yanis Varufakis arasındaki gerilime de yer veriliyor. 6 Temmuz 2015 tarihli bir e-postada, Varufakis’in görevden ayrılmasının ardından yerine Evklidis Çakalotos’un gelebileceği belirtiliyor. Bu değişikliğin, Çipras’a euro bölgesi zirvesi öncesinde zaman kazandıracağı değerlendirmesi yapılıyor.
Epstein ise bu gelişmenin sorunu kolaylaştırmak yerine daha da zorlaştırdığını ifade ediyor.
YUNAN BANKALARI VE YATIRIM PLANLARI
Epstein dosyalarında Yunan bankalarına özel bir başlık ayrılmış durumda. 2013 ve 2014 yıllarına ait yazışmalarda, Yunan bankalarının hisse senedi alım hakları (warrant), sorunlu krediler, PSI süreci ve devletin bankalardaki yüzde 35 ila 70 arasındaki payı ele alınıyor. Alpha Bank, yatırım açısından öne çıkan kuruluşlardan biri olarak anılıyor.
Ayrıca kısa vadeli Yunan devlet tahvillerinin, düşük likiditeye rağmen cazip bir yatırım aracı olarak değerlendirildiği belgelerde yer alıyor.
“SİSTEMİK RİSK” OLARAK YUNANİSTAN
2012 tarihli yatırımcı toplantılarına ait belgelerde Yunanistan, küresel finans sistemi için ciddi bir risk unsuru olarak tanımlanıyor. Euro Bölgesi’nden çıkış ihtimali ve bunun dünya piyasalarına etkileri ayrıntılı şekilde analiz ediliyor.
Kamuoyuna açıklanan belgeler, Yunanistan’ın Jeffrey Epstein dosyalarında tesadüfi biçimde yer almadığını, aksine ekonomik kriz yıllarında uluslararası finans çevrelerinin sürekli izlediği, analiz ettiği ve yatırım planları yaptığı bir ülke olarak ele alındığını ortaya koyuyor.






